Engelli Kişiler Yönünden Vesayet ve Vasi Atanması
Engelli Bireylerin İnsan Hakları ve Vesayet Hukuku Rehberi
Antalya AS Hukuk & Danışmanlık bürosundan Avukat Ayşenur Kocabaş ve Avukat Sena Demircan’ın kapsamlı analizi.
Hukuk büromuz, engelli bireylerin toplumsal hayatta “görünmez” kılınmasına karşı, BM Engelli Hakları Sözleşmesi (BMESHK) ve Anayasa çerçevesinde hak savunuculuğu yapmaktadır. Bu makalede, vesayet hukukunun engelli hakları üzerindeki etkilerini inceliyoruz.
Vesayet Hukuku ve Engelli Hakları
Türkiye’de engelli bireylerin kolaylıkla vesayet altına alınabilmesi, BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nin 12. maddesi ve Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesiyle çelişebilmektedir. Vesayet süreci, çoğu zaman bireyin oy kullanma gibi en temel vatandaşlık haklarından mahrum kalmasına yol açan bir “sivil ölüm” riskini barındırmaktadır.
Ayırt Etme Gücü ve TMK Madde 405
Medeni Kanun’un 405. maddesi; akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle işlerini göremeyenlerin kısıtlanmasını öngörür. Ancak, engellilik durumu tek başına bir kısıtlanma sebebi olmamalıdır. Ayırt etme gücü soyut bir kavramdır; kişinin iyi ile kötüyü ayırma yetisi, engellilik türünden bağımsız olarak bireysel bazda değerlendirilmelidir.
Kısıtlanma ve Seçme Hakkı İhlali
Kısıtlanmış bireylerin seçimlerde oy kullanamaması, siyasi temsil haklarının ellerinden alınması demektir. Bu durum engelli bireylerin toplumsal yaşamdan izole edilmesine ve erişilebilir hizmet taleplerinin göz ardı edilmesine neden olur. Yargıtay’ın tanımına göre kusur yeteneği; “hem ne yaptığını bilmek hem de yaptığını istemek”tir. Sadece tıbbi bir raporla bu iradenin yok sayılması insan onuruna aykırıdır.
Vasi Ataması ve Terditli Dilekçe Kullanımı
TMK Madde 413 uyarınca, vesayet makamı birden fazla vasi atayabilir. Uygulamada genellikle tek vasi atanması, özellikle nöroçeşitlilik durumlarında yetersiz kalmaktadır.
Sonuç: Hukukçuların ve Toplumun Rolü
Engelli hakları savunuculuğu, sadece yasal maddeleri uygulamak değil, yanlış önyargılara karşı durmaktır. Antalya AS Hukuk & Danışmanlık olarak, Türkiye Barolar Birliği ve STK’lar ile eşgüdümlü çalışarak engelli bireylerin bağımsız yaşama haklarını savunmaya devam ediyoruz.
Sıkça Sorulan Sorular
Mevcut uygulamada kısıtlanan bireyler seçmen kütüğünden silinmektedir. Ancak bu durum, insan hakları savunucuları tarafından temel hak ihlali olarak değerlendirilmekte ve hukuki mücadele konusu yapılmaktadır.
Evet, TMK 420 uyarınca vesayet makamı, vasi atanana kadar geçen sürede bireyin mal varlığını ve finansal haklarını korumak için gerekli geçici önlemleri alabilir.
Vesayet Hukuku Sıkça Sorulan Sorular
Antalya AS Hukuk & Danışmanlık tarafından hazırlanan engelli hakları rehberi.
Engelli bir birey nasıl vesayet altına alınır?
TMK Madde 405 uyarınca; akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle kendi işlerini göremeyen, sürekli yardıma muhtaç olan veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan bireyler kısıtlanabilir. Bu durumun tam teşekküllü bir sağlık kuruluşundan alınacak heyet raporu ile mahkemeye belgelenmesi zorunludur.
Vesayet altına alınan birey hangi haklarından mahrum kalır?
Vesayet kararı, bireyin mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtlar. Ayrıca mevcut uygulamada oy kullanma ve evlenme gibi temel kişisel hakların kullanımı engellenebilmektedir. Ancak bu süreçte vasinin temel görevi, kısıtlı bireyin menfaatlerini korumak ve ihtiyaçlarını karşılamaktır.
Vasi atanırken öncelik kimdedir?
TMK Madde 413 gereği vesayet makamı, öncelikle engelli bireyin eşini veya yakın hısımlarını vasi olarak atar. Gerekli hallerde birden fazla vasi atanması (örneğin anne ve babanın birlikte vasi olması) mümkündür. Vasi seçiminde bireyin özel durumları ve kişisel bağları öncelikli kriterdir.
Vesayet sürecinde terditli dilekçe neden önemlidir?
Terditli dilekçe, mahkemeden aşamalı taleplerde bulunmayı sağlar. Özellikle bireyin haklarını en üst seviyede korumak için TMK 413/2 maddesinin uygulanmasını (çoklu vasi veya özel temsilci gibi) talep etmek, sürecin daha hakkaniyetli yürütülmesini sağlar.
Engelli bireylerin kısırlaştırılması mümkün müdür?
Kesinlikle hayır. Engelli bireylerin rızası dışında kısırlaştırılması, temel insan haklarına, uluslararası sözleşmelere ve Türk hukuk sistemine tamamen aykırıdır. Üreme hakkı dokunulamaz bir haktır ve hiçbir koşulda meşru görülemez.
Vesayet davası ve vasi atama süreçlerinde profesyonel hukuki destek almak için yanınızdayız.
Antalya AS Hukuk İletişim


